Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

‘NATO Destekli’ Güçlü Kutup Olma Yolundaki MOSKOVA

Alperen Cihan Çetinkaya, BİLGESAM TUİÇ Platformu Konya Temsilcisi
“Çok Kutuplu Dünya” söylemi son yıllarda daha sık telaffuz edilmeye başlandı. Bu görüşün arkasında olanlar ise  Rusya Federasyonu’nun bu kutuplardan birini oluşturduğunu düşünmekteler. Rusya özellikle de böyle düşüncelerin hakim olduğu bir dönemde özelleştirmelerini arttırmış durumda . Nitekim 2009 yılında krizle birlikte büyük düşüş yaşayan Rusya . 2010 yılında bu ekonomik gerilemeyi sonlandırmış ve Rusya’nın gayri safi milli hasılatı yaklaşık % 4 oranında gerçekleşmiştir . [1]  İşte tam bu gelişmeleri yaşarken Rusya geçtiğimiz yıl yani 2010 yılında özelleştirmeden 10 milyar dolarlık bir gelir elde etmiştir. Zira Rusya 2011-2013 yılları arasında yapılacak özelleştirmelerden 29 milyar dolar hedeflemekte ve bu da Rusya’nın tarihindeki en büyük özelleştirmesi olacak.[2] 2010 yılında 101 milyar dolar bütçe açığı bulunan Kutup Güçlerinden Rusya’nın , 2011 yılında bütçe açığını % 4 ‘e 2012 yılında ise % 2.9’a indirmeyi planlaması çokta anormal olmamalı sanırım .Zira Rusya 2011 – 2015 yılları arasında şirketler ve varlıkların da hisselerini satarak özelleştirme politikasından 50 milyar dolar gelir hedeflemektedir . [3]   Baktığınızda teorik bağlamda özelleştirme; firmalara nakit olarak geri yatırım yapılması.Peki  niçin geri yatırım ? Rusya’da yıllardan beri süregelen alt yapı yetersizliklerinden dolayın ulusal firmaların büyük bölümü modernize edilememiştir. Bu durumda şu da bir gerçektir ki ;  yıllardan beri bu sorun çözülememişken  50 milyar dolarlık kaynak beklentisi bunu çözer mi bilinmiyor ?  Zira ulusal büyük firmaların çoğu için modernize ve gelecekteki genişleme hedefleri için yeterli bir miktar gibi gözükmemekte. Üstelik Rusya için ekonomideki büyük yolsuzluklar da bu yatırımların önünü tıkamaktadır ve istenen verimi yaratamamaktadır . Zaten bu nedenle 2010-2011 yılları arasında iki bin kadar yüksek seviyeli memuru tutuklanmıştır. Özel şirket ve çalışanları hakkında davaları söylemiyorum bile … [4][5] Yani Rusya’nın bu özelleştirme politikasının başarısı için zaman , kararlılık ve hukuk gereklidir.   Ekonomik anlamda bu gelişmeler yaşanırken bir yandan da , Rusya ve NATO arasında 2010’da ortak füze savunma sisteminin kurulum anlaşması yapılmış ve bu iki kutup arasında yeni sayfalar açılması için ilk adım olmuştur. Nitekim Rusya’nın füze savunma sistemine destek ve işbirliğinden , Afganistan’da NATO’ya yardım gibi hususlarında var olduğu ortadadır.[6] Yani ‘Yeni Avrasya’ da Ortodoks Rus – Katolik NATO birleşmesi aşikardır.Bu gelişmeler Rusya’yı da rahatlatmış durumdadır zira Rusya gerek kendi içindeki ayrılıkçı hareketler, gerekse yakın coğrafyasında kendi çıkarına uygun olmayan gelişmeler için Batı baskısı olmadan hareket edebilme üstünlüğünü oldukça arttırmıştır.    Rusya’nın NATO’nun da etkisi ile değişen dış politika perspektifi: Vilademir Putin’in yükselişinden beri, Rusya’nın  Ortadoğu’ya yönelik aktif bir dış politika izlemesi.Tabi ki bu aktifliğin bir amacı olduğu bilinen bir gerçek durumunda . İlk amaç, Kuzey Kafkasya’daki durumun Müslüman Ortadoğu’da Rus karşıtı genel bir duygunun ve ortamın oluşumuna neden olmasını önlemek . İkinci amaç , Ortadoğu’da Rusya’ya düşman radikal Sünni güçlerin yükselişini engellemek için diğer güçlerle işbirliği içine girmek. Üçüncüsü ise , Moskova’nın ekonomik çıkarlarıdır. Nitekim bu uğurda herkesle arasını iyi tutarak bir nevi denge politikası izlemekte en yakın örnek ise Libya örneği gösterilebilir . Hatırlayacağınız gibi çekimser oy kullanmakla birlikte , saldırının da olmaması gerektiğini belirtmişlerdi.[7][8] Gelecek için bu denge politikası ne kadar başarılı olur bilinmez ? Ama şuan için Ortadoğu’daki rekabet çok yaygın olduğu için hiçbir taraf, Moskova’yı rakip tarafa daha fazla itmemek için Rusya ile ilişkileri germemeye çalışmaktadır , Rusya’nın bu politikasının şuan için başarılı olmasının en büyük sebebi budur.   Diğer bir konu Afganistan’dır. Afganistan’daki istikrarsız durum; özellikle yasadışı narkotik olaylar-Afganistan’da üretilen uyuşturucu ilaçlarının yaklaşık %’i,Afganistan’ın kuzey sınırından Orta Asya topraklarının üzerinden Rusya’ya girmektedir.[9]Bu yolsuzluk ve olası terör düşüncesi Rusya’nın ve onun Orta Asya’daki stratejik müttefiklerinin istikrarını tehdit etmektedir . Bu nedenle  Rusya, Afganistan’ın yeniden yapılandırılması ve istikrarın sağlanması konusunda  artan bölgesel bir aktif rol oynamaktadır.Nitekim Kremlin,  NATO’nun Afganistan’daki karşı terörist operasyonunu aktif olarak desteklemiştir. Hatta Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’daki askeri üstlerde NATO güçlerinin mevzilendirilmesine itiraz etmeme kararı almıştır. Ve işin ilginci sırf bu çıkarları nedeniyle Moskova Afganistan’ın 11,5 milyar dolar değerindeki borcunu silmiştir . Putin’in Kasım 2010’da Almanya ziyareti sırasında Avrupa Birliğine cüretkâr teklifi de unutulmamalıdır. “Lizbon’dan Vladivostok’a uzanan uyumlu bir ekonomik topluluğun oluşturulmasını tasarlıyoruz” diyen Putin “gelecekte belki bir serbest ticaret bölgesi hatta bütünleşmenin çok daha gelişmiş bir formu bile düşünülebilir” diyerek bu konudaki fikirlerini ve stratejisini açık açık belirtmiştir. Ayrıca AB ve Rusya’nın endüstri ve enerji alanlarında daha yakın çalışılması gerektiğini de eklemişti. Burada Putin’in “Batı” ile değil “Avrupa” ile işbirliğini önerdiği atlanmaması gereken bir gerçek. Birleşik Devletler karşısında Avrupa ile bağları güçlendirme yolunda özel bir çaba sarf ettiği ortada zaten .   Medvedev’in “Sovyetler Birliği de kendisinin en güçlü, en zengin olarak görüyordu ve kimseye ihtiyacı olmadığını zannediyordu, ama işin nereye gittiğini gördük” diye konuşması Rusya’daki değişimin en iyi göstergesidir. Her ne kadar bu düşünce de olsa da ekonomik olarak sadece enerji kaynaklarına bağımlı olmak istemeyen Rusya sanayisini geliştirmek istemektedir. Fakat modernizasyonun maliyetli olması ve Rusya’nın bütçe açıkları vermesi ekonomik modernleşme için atılımlarının engellemektedir. Moskova bu durumu yazının başında da bahsettiğimiz gibi özelleştirme yoluyla aşmayı planlıyor. Fakat Moskova’nın hukuku tam olarak uygulayamaması ve yatırımcılara güvence verememesi önünde duran en önemli problemler. Rusya’nın diğer bir amacı Dünya Ticaret Örgütü üyesi olmaktır.[10] Üyeliği gerçekleştirmenin yolunun ise Batıyla ilişkilerde Soğuk Savaş mantığından vazgeçmek olduğunu sanırım Medvedev’le birlikte anlamış durumda.Lakin Rusya şuan dünya ekonomisinin sadece yüzde 3’üne sahiptir. [11] Ekonomideki modernizasyon eksikli sanayi ürünlerinde dünya ile rekabet edemez vaziyettedir. Bu durum sanayi ürünü tüketiminde Moskova’yı dışa bağımlı hale getirmektedir. Rus milliyetçiliğinin bir an da  gün yüzüne çıkması da diğer bir sorun.[12] Buna bir de Rusya’nın bütçe kaynağının yerel yöneticiler ve mafya babaları arasında paylaşılıyor olması eklenince …Rusya’nın var olan bu problemleri onun güçlü bir kutup olmasını engellemektedir.Bu noktada Rusya safları sıkı tutalım arkadaşlar demeyi öğrenmelidir . Ancak ve ancak bizim asıl  cevap bulmamız gereken soru; Tek kutuplu dünyadan çok kutuplu dünyaya geçiş aslında farklı güçlerin ortaya çıkmasından mı,yoksa süper gücün zayıflamasından mı ?   Dipnot :  [1] http://www.porttakal.com/haber-rusya-2009-da-yuzde-7-9-kuculdu-648057.htm [2] http://www.gazetegercek.com/putinden-29-milyar-dolarlik-dev-ozellestirme-paketine-onay.html [3] http://www.haberler.gen.al/2010-09-15/rusya-ozellestirme-hedefini-50-milyar-dolara-cikardi/ [4] http://www.gallup.com/poll/114145/perceptions-government-corruption-high-russia.aspx [5] http://www.relevantmagazine.com/worldview/features/22924-combating-corruption-in-russia [6] http://www.haberler.gen.al/2010-11-03/rusya-natodan-fuze-kalkan-teklifini-aldi-afganistanda-isbirligi-sozu-verdi/ [7] http://www.haberpan.com/haber/rusya-parlamentosunda-libya-tartismasi [8] http://haber.ekolay.net/Haber/2908/771930/libya-operasyonu-hacli-seferlerini-cagristiriyor.aspx?page=2 [9] http://www.turksam.org/tr/yazdir1221.html [10]http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1024630&Date=20.10.2010&CategoryID=80 [11] http://www.ekopolitik.org/public/news.aspx?id=5005&pid=18 [12] http://www.sondakika.com/haber-yukselen-milliyetcilik-korkutuyor-2436244/  

Alperen Cihan Çetinkaya  asdasd

Alperen Cihan Çetinkaya

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar