Orta Doğu tarih boyunca coğrafi konumu sayesinde uluslararası ticaretin, kültürel etkileşimin ve siyasal etkinin önde gelen merkezlerinden biri olarak öne çıkmıştır. Bölge uzun, karmaşık ve birbirine geçmiş tarihsel dinamiklere sahiptir. Bu özellikler Orta Doğu’nun küresel düzeydeki gelişmeler üzerinde derin etkiler yaratmasına ve insanlık tarihini şekillendiren pek çok kritik olayın merkezinde yer almasına neden olmuştur.
Günümüzde Orta Doğu, enerji, jeopolitik konum, dini/ideolojik yapı, kriz potansiyeli ve askerî-stratejik faktörler nedeniyle küresel güçlerin ilgisini çeken bir bölge olmaya devam etmektedir. Sadece kaynakları değil, aynı zamanda buradaki gelişmelerin dünya siyaseti ve ekonomisi üzerindeki etkileri nedeniyle de kritik önemini korumaktadır.
Özellikle 21. yüzyıl başından itibaren artış gösteren küresel sistemde çok kutupluluk eğilimi bir yandan önde gelen küresel güçler ile diğer yandan yükselen bölgesel güçler arasındaki yoğunlaşan rekabeti gözler önüne çıkartmıştır. Bu durum, Orta Doğu’da bölgesel ölçekteki çatışma çözümlerine ek zorluklar yaratmaktadır. Küresel ve yükselen güçler genellikle bu çatışmaları rakiplerinin kaynaklarını tüketmek, taahhütlerini itibarsızlaştırmak ve kararlılıklarını baltalamak için kullanmaya çalışırken bölgesel ölçekteki birçok çatışma ya da sorun ya dondurulmakta veya çözümsüz hale gelmektedir.
Böyle bir bölgesel konjonktürde ORSAM Küresel Güçler Koordinatörlüğü küresel güçlerin bölgedeki varlıklarını, stratejik hedeflerini, bölgesel jeopolitiği yönlendirme etkilerini anlamayı ve anlamlandırmayı hedeflemektedir.
ORSAM Levant Çalışmaları Koordinatörü Dr. Oytun Orhan ve ORSAM Levant Çalışmaları Uzmanı Gökhan Batu, bu bölümde “Trump’ın Gazze Barış Planı ve Olasıl...